BAŞKALARINI DEĞİL, KENDİNİ OKU
Dünyanın en zor işidir kendini okuyabilmek. Belki de bu yüzden başkalarını okumayı, çözümlemeyi, eleştirmeyi ve yargılamayı tercih ederiz. Çünkü başkasının hayatına bakmak kolaydır; kendi içimize bakmak ise cesaret ister. Ne ilginçtir ki hepimiz başkalarının hayatları konusunda ne kadar da bilgiliyizdir. Kimin çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiğini biliriz. Kimin evliliğinde neyin yanlış olduğunu hemen fark ederiz. Arkadaşımızın neden mutsuz olduğunu, komşumuzun neden kilo aldığını, akrabamızın neden yalnız kaldığını, bir başkasının neden işinde başarılı olamadığını birkaç cümlede çözeriz. Hatta bazen hiç kimse bizden yardım istemediği halde onların hayatlarına müdahale etmeyi kendimize görev ediniriz. Bir bakmışsınız, kahvaltı masasında bir çocuğun eğitiminden sorumlu uzman pedagog oturuyor: "Bu çocuk böyle yetiştirilmez." Öğlen başka bir yerde, arkadaşının evliliğine son noktayı koyan bir ilişki danışmanı: "Ben olsam o insanla bir dakika bile durmam. Sen bir zavallıs...