BİRAZ ALAN BİRAZ NEFES
BİRAZ ALAN BİRAZ NEFES İnsan ilişkilerinde tuhaf bir huyumuz var. Sevdiğimiz insanı hayatımıza aldığımızda, ona bir sandalye vermekle yetinmiyoruz. Masayı da ona göre kuruyoruz. Sonra masanın etrafındaki bütün sandalyeleri kaldırıp: “Sen zaten varsın.” diyoruz. Belki de ilişkilerde bizi yoran şey sevgisizlikten çok, birbirimizin hayatında gereğinden fazla yer kaplamamız. Oysa herkesin hayatında kendisine ait bir oda olmalı. Kapısı bazen kapanabilmeli. Penceresi açılabilmeli. Ve o odanın anahtarı sadece kendisinde kalabilmeli. Çünkü bir insanı sevmek, onun bütün hayatına taşınmak değildir. ─── DOSTLUKTA… Dostlukta yakınlık güzel şey. Ama insan bazen en yakın arkadaşına bile her şeyini anlatmak zorunda olmadığını öğrenmeli. Her düşüncenin paylaşılması gerekmiyor. Her kırgınlığın hemen açıklanması gerekmiyor. Her sessizliğin arkasında bir anlam aramak da gerekmiyor. Çünkü dostluk, birbirimizin bütün hayatını denetlemek değil; birbirimizin hayatına gerektiğinde ışı...