Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SAAT ZAMANI ,ZAMAN KİMİN NE OLDUĞUNU GÖSTERİR

Resim
  Duvara asılı bir saat düşünün... Her gün aynı şeyi yapar. Tik tak... Tik tak... Kimseye kızmaz, kimseyi yargılamaz, kimseyi övmez. Sadece zamanı gösterir. Ama zaman öyle midir? Zaman sadece geçmez. Aynı zamanda insanların içini de ortaya çıkarır. Bir insanın gerçek yüzünü çoğu zaman ilk tanıştığınız gün değil, yıllar sonra görürsünüz. Çünkü bazı şeyleri sözler değil, zaman ispatlar. Vefa gibi... İnsanlık gibi... Dostluk gibi... Kardeşlik gibi .. Birlikte gülmek kolaydır. İyi günlerde herkes yanınızdadır. Asıl mesele, hayatın zor virajlarında kimin elinizi bırakmadığıdır. Yıllar geçtikçe insan şunu fark ediyor. Hayatta en değerli şeyin para olmadığını... En değerli şeyin makam olmadığını... En değerli şeyin biriktirdiğimiz insanlar olduğunu... Bugün etrafımıza baktığımızda ne kadar üzücü manzaralar görüyoruz. Bir tarla için yıllarca konuşmayan kardeşler... Bir ev yüzünden birbirine yabancılaşan aileler... Miras davası uğruna çocukluk anılarını tek kalemde silen insanlar... Oysa ha...

HAYAT BOŞLUK SEVMEZ

Resim
İçindeki boşlukları sen yeni kararlarla ve dönüşümle doldurmazsan, hayat onları kendi zalim senaryolarıyla doldurur. Kaçtığın her gerçek, hayatını biraz daha zorlaştırır. Başımıza gelen hiçbir şey tesadüf değil; hepsi bizi kendi kaynağımıza, asıl sorunumuza götürmek isteyen birer rehber gibi ..Yaşadığın acılar , krizler, aslında bu dünyaya ve kendine olan bakışını sonsuza dek değiştirmen için bir kırılma noktasıdır. ​Stefano D’Anna’nın Tanrılar Okulu kitabını okurken tam da bu felsefeye paralel, okuduğumda zihnimde "Evet, kesinlikle böyle!" dedirten sarsıcı bir düşünceye denk gelmiştim. Kitap, dışarıda gördüğümüz her şeyin iç dünyamızın bir yansıması olduğunu ve biz kendimizi değiştirmedikçe hayatın bizi  öğretene kadar sarsmaya devam edeceğini anlatıyordu. ​Hayat, kendi içimizde bıraktığımız hiçbir boşluğu cezasız bırakmaz. Eğer biz kendimizi yenilemek, düşüncelerimizi ve adımlarımızı değiştirmek için o boşlukları cesaretle doldurmazsak; yaşam onları kendi sert kurallarıyla...