ASIL MUCİZE İÇİMİZDE
İnsan gerçekten tuhaf bir varlık… Bak şimdi, gel şöyle karşılıklı oturmuşuz da sohbet ediyormuşuz gibi düşün kahve benden ☕ Kalbinin anahtarını alıyor… Böyle itinayla, özenle… Sonra gidip başkasının cebine koyuyor. Sonra da kapının önünde bekleyip: “Ya bu kapı niye açılmıyor?” diye şaşırıyor. E hani anahtar? Cepte… ama yanlış cepte 😄 Bir de diyor ki: “Beni mutlu et…” Sanki karşısındaki insan değil de, aboneliği aktif bir “mutluluk uygulaması.” Tıkla, gelsin. Biraz ilgi, biraz anlayış, üstüne bol sevgi… Sipariş hazır! Ama hayat öyle güzel ters köşe yapan bir kargo firması ki… Çoğu zaman paketin üstünde şu yazıyor: “Adres bulunamadı.” Ve biz yine şaşkın: “Ama ben çok istemiştim…” İşte hikaye tam burada başlıyor zaten. Biz mutluluğu dışarıda ararken, içimizdeki kapıyı kilitleyip anahtarı da başkasına veriyoruz. Sonra bekle ki biri gelsin… Bizi anlasın… Tamamlasın… Hatta mümkünse bizi bizden iyi bilsin.Demeden anlasın. Ama dur bir dakika… İnsan bazen kendine bile zor tahammül eder...