DAHA AZ ÖL ,DAHA ÇOK YAŞA
DAHA AZ ÖL, DAHA ÇOK YAŞA
Bugün kendin için bir adım at.
“Daha az ye, daha çok düşle. Daha az uyu, daha çok nefes al. Daha az öl ve ebediyen yaşa…”
Tanrılar Okulu kitabında geçen bu söz, zihnime bir cümleden çok daha fazlasını bıraktı.
Çünkü hayat, çoğu zaman alışkanlıklarımızın gölgesinde uyuyarak geçiyor.
Tıka basa doyduğumuz sofralarda ruhumuz aç kalıyor.
Gözlerimizi uzun uykulara kapatırken, kalbimiz aslında uyanmak istiyor.
Her gün biraz daha unutuyoruz yaşamanın ne olduğunu…
Ama hâlâ bir umut var:
Hatırlamak.
Ve hatırlanacak şeyler yapmak.
Daha az ye…
Çünkü doyum bazen bir tabakta değil, bir hayalde gizlidir.
Ruhunu beslemeyen hiçbir öğün seni gerçekten tatmin edemez.
Daha çok düşle…
Çünkü hayaller, ruhun gerçek besinidir.
Bir insan ne kadar hayal kurabiliyorsa, o kadar diridir.
Hayalini kuramadığın hiçbir şeyi inşa edemezsin.
Daha az uyu…
Çünkü yaşam, rüyaların içinde değil; farkındalığın içinde saklıdır.
Gerçek uyanış, gözlerini açmakla değil, kalbini açmakla başlar.
Daha çok nefes al…
Gerçekten.
Tam anlamıyla nefes al.
Her nefes bir mucize.
Aldığın her nefeste yeniden başla, yeniden doğ.
Anka kuşu gibi…
Daha az öl…
Her gün biraz eksilmeyi bırak artık.
Kırılan yerlerinden yeniden yeşer.
İçindeki ışığı söndürme.
Düş…
Tökezle…
Ama mutlaka kalk.
Ve en önemlisi:
Ebediyen yaşa.
Çünkü sen yalnızca bir günden, bir bedenden, bir ömürden ibaret değilsin.
Sen, her an yeniden var olabilen sonsuz bir ihtimalsin.
İz bırakarak…
Yarına dokunarak…
Yaşayarak…
Bugün kendin için bir adım at.
Daha bilinçli.
Daha uyanık.
Daha cesur.
Ve unutma:
Hayat, sen onu nasıl yaşarsan öyle geçecek.

Yorumlar
Yorum Gönder