SİNAPSLARIN VE ÖĞRENMENİN BÜYÜLÜ YOLCULUĞU


 

SİNAPSLARIN VE ÖĞRENMENİN BÜYÜLÜ YOLCULUĞU 


"Her merak bir kıvılcım, her öğrenme yeni bir bağlantıdır."

"Beyin, kullanıldıkça büyüyen tek hazinedir."

"Bugün öğrendiğin her şey, yarının sinir ağlarını örer."..🧠🤝📚YLD



Şu an bu satırları okurken, alnının hemen arkasında, dünyanın en karmaşık ve en eğlenceli "şantiyesi" çalışıyor biliyor musun?

İçeride baret takmış küçük işçiler yoook (gerçi olsaydı fena da olmazdı), ama ondan çok daha havalı bir şey var

 Sinapslar! Işıklı bağlantılar ve merhaba diyen meraklı hücreler.

​Beynimizi devasa bir elektrik ağına benzetiyorum. Öğrendiğimiz her yeni bilgi mesela bisiklete binmek, yeni bir kelime ezberlemek ya da annemizin yaptığı keke neler koyduğunu bilmek beynimizdeki nöronların birbirine el uzatmasıyla başlıyor.

​İşte o el sıkışma anına biz sinaps diyoruz. Eğer bir şeyi yeni öğreniyorsak bu nöronlar birbirine biraz mesafeli ve nazlı davranır. Ama öğrendikçe aralarındaki o bağ, çelikten bir köprüye dönüşür.

​İlk kez klavyede yazmaya çalıştığınızda harflerin karışması, nöronlarınızın “Q neredeydi? Kime bastık biz?” diye kafa karıştırmasındandır. Suç parmaklarda değil, henüz yolu ezberlememiş sinapslarda!


​Beynimiz tam bir "ekonomisttir." Gereksiz hiçbir şeyi tutmak istemez. Eğer beynimizi bir orman olarak hayal edersek;

Öğrenmek ormanda yeni bir patika açmak gibidir. Üstünden geçtikçe yol belirginleşir, pürüzsüzleşir ya tıpkı onun gibi.

Yaşantı eksikliği ise, eğer o yolu hiç kullanmazsak bir süre sonra yabani otlar patikayı kapatırya çalılar her yeri sarar ve hop! Yol yok görünmez oldu.

​Bir tür budama gibi düşünebiliriz . Yani beyniniz diyor ki: "Madem bu İngilizce kelimeleri ya da o zor matematik formülünü kullanmıyorsun, ben de buradaki kabloları söküp daha önemli işlere (mesela günlük hayatta sık kullandığın kelimeleri hatırlamaya)”harcayayım."diyor.

​Çocukların beyni, her saniye binlerce yeni bağlantı kuran bir havai fişek gösterisi gibidir. Her şey yenidir, her şey ilginçtir! Yetişkinlerde ise durum biraz daha ince eleyip sık dokuyan bir editör modundadır Bağlantılar daha sağlamdır ama yeni yol açmak biraz daha fazla ter döktürür.


​Peki, bu muazzam ağı nasıl canlı tutarız? Şaşırtarak☺️evet evet şaşırtın onu .Her gün aynı yoldan eve gitmeyin mesela . Beyniniz "Neler oluyor, yeni bir rota mı?" diyerek uykusundan uyansın.

Merak ettirin ,Neden? Nasıl? sorusu, sinapslar için en kaliteli yakıttır.

Pas tutmayın,"Ben artık büyüdüm, oldum her şeyi biliyorum" dediğiniz an, beyninizdeki o güzelim patikalar otlanmaya başlar.

​Beynimiz, biz onu kullandıkça genişleyen, kullanmadıkça daralan sihirli bir bavul gibi. İçine ne kadar çok "öğrenme yaşantısı" koyarsak o kadar çok yer açarız.

​Kullanılmayan zeka, sadece kutusunda bekleyen gıcır gıcır ama işlevsiz bir oyuncak ya vitrinde sergilenen hiç kahve içilmememiş antika fincan gibidir. Onu konfor alanının tozlu raflarından indirin; hayatın çamurlu su birikintilerine dalsın. Her cesur adım, beyinde henüz tanışmamış iki nöronu birbirine bağlayan gizli köprü olur.

​Nefes aldığınız her anı zihniniz için bir laboratuvara dönüştürün. Yaşamak sadece nefes almak değil, her gün yeni bir şey öğrenerek yeniden doğmaktır.

Yelda Öğretmen 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

MATEMATİK TAMAM PEKİ EMPATİDE NEREDEYİZ ?

TAŞTAN KUŞ OLMAZ