BOTANİK BİR ROMANTİZM FACİASI
Gençler, toplanın; bugün edebiyat dersimiz botanik bahçesinde geçiyor. Sözlüğe bakmışsınız, "Aşk" kelimesinin kökeninin "sarmaşık" (aşeka) olduğunu görmüşsünüz. Sonra da o meşhur, ciğer yakan, melankolik tanım düşmüş kalbinize ..
“Bir sarmaşık çınarları nasıl sararsa, aşk da öyle sarar ve her sarmaşık, sardığı ağacı kurutur sonunda.”
Vay be! Şiir gibi değil mi? İnsanın hemen gidip bir köşede acı çekesi, "Beni kuruttun be vefasız!" diye feryat edesi geliyor. Ama durun, hemen karaları bağlamayın,gelin bu işe biraz edebi mizah ve biraz da hayatta kalma rehberi gözlüğüyle bakalım. 😎
Edebiyatımız yüzyıllardır aşkı bir sarılış olarak anlatır; doğrudur da, aşk ilk başladığında o sarmaşık o kadar yeşil, o kadar canlıdır ki heyecandan kalbiniz sıkışır. WhatsApp’tan gelen tek bir mesajla çınar gibi o yiğit zatın gövdesi titrer, servi boylu o körpe kızın endamı telefon ekranına kilitlenir. Ancak buradaki tehlike, sarmaşığın ayarını kaçırmasıdır.
Eğer aşkı "7/24 nerede olduğunu rapor edeceksin", "O arkadaşınla görüşmeni istemiyorum", "Şifreni bana vereceksin" "oraya gidemezsin ,buraya gelemezsin "tadında bir gözetleme kulesi romantizmine çevirdiyseniz tebrikler 👏nur topu gibi parazit bir sarmaşığınız oldu demektir.
Bir bakmışsınız, o heybetli çınarlar ve zarif serviler gitmiş; kıskançlıktan, stresten ve sürekli "Beni seviyor musun?" sorularına cevap vermekten kurumuş, yaprak dökmüş, botanik bahçesindeki boynu bükük birer bonzaiye dönmüş o körpe kızla oğlan kalmış geriye.
Genç dostlarım, edebiyatın o ağlak ve melankolik tarafına fazla kapılmayın; eskiler "Sarmaşık ağacı kurutur" derken size aslında bir uyarıda bulunuyor, "Gidin kendinizi kurutturun" demiyor.
Gerçek ve sağlıklı bir aşk, birbirini boğarak yok eden iki bitkinin dramı olamaz; aşk, yan yana büyüyen ama birbirinin güneşini kesmeyen iki muazzam ağaç olabilmektir.
Bir ilişkide "Sen yoksan ben bir hiçim, biterim, kururum,sen geldin tamamlandım " arabeskine bağladıysanız, orada aşk değil, botanik bir istila vardır.⚠️
Bunlar okumayı bilirsen kırmızı bayraklardır..🚩Ha okur yazarlıktan bahsetmiyorum, ilişki okuryazarlığından bahsediyorum. Çünkü bir insanın diploması ne kadar yüksek, dili ne kadar süslü olursa olsun, iş kalbin ve ruhun sınırlarını çizmeye geldiğinde birden bire o tehlikeli sarmaşığın elinde kuruyan bir ağaca dönüşebiliyor.
"Sen geldin, tamamlandım" cümlesi ilk duyulduğunda kulağa dünyanın en romantik şarkısı gibi gelir. Oysa bu cümle, romantizm maskesi takmış bir sorumluluk devridir. Karşındakine gizliden gizliye "Ben tek başıma yarım bir insanım, benim mutluluğumun, yaşama sevincimin ve hatta nefes alışımın bütün yükü artık senin omuzlarında" demektir.
Bir insanı sevmek, onun hayatına bahar getirmektir, onun bütün varoluş yükünü kendi sırtına yüklemek ya da kendi yükünü onun dallarına asıp o dalları kırmak değil.
İşte bu yüzden o kırmızı bayrakları zamanında fark etmek gerekir. Eğer o körpe kız ve oğlan, aşkı birbirinin güneşini kesmek, arkadaş çevresini kurutmak, hobilerini ve hayallerini birer birer budamak sanıyorsa, o ilişki çoktan bir "botanik istila" alanına dönmüştür.
Gerçek ilişki okuryazarlığı; sevdiğinin sana ait bir mülk olmadığını, onun da tıpkı senin gibi göğe doğru özgürce uzanması gereken bir çınar ya da servi olduğunu bilmektir.
Kendinizi yarım görüp bir başkasıyla tamamlanmayı beklemeyin sevgili gençler. Siz zaten tek başınıza tam ve değerlisiniz. İki tam insan yan yana geldiğinde, birbirini kurutan melankolik bir sarmaşık değil; gölgesinde huzur bulunan, fırtınalara birlikte göğüs geren muazzam bir ormana dönüşür.
Karşınızdakini sarıp sarmalayın ama nefes alacak dal da bırakın. İşte tam da bu yüzden o sarmaşık sendromuna yakalanmamak için "benim için yaşayacaksın, bensiz nefes almayacaksın" demek,duymak yerine kendi alanlarınıza saygı duymalı, sürekli dip dibe olup birbirinizi tüketmek yerine özlemeyi bilip yan yana gelince değerinizi anlamalı ve kıskançlığı sevgi gösterisi sanıp ağacı kurutmak yerine güven duyup sevdiğinizin gölgesinde huzur bulmalısınız.
Demem o ki sevgili gençler; aşık olun, sevin,sevilin , sarılın ama birbirinizin suyunu,huyunu , enerjisini ve yaşama sevincini kurutacak kadar da sıkı sarmayın.
Bırakın o çınarlar dimdik dursun, o serviler göğe uzansın o körpe kız ve oğlan yan yana, özgürce yaprak açsın.
En güzel aşk, birbirini kurutan değil, birlikte sulayan ve beraber çiçek açandır; sarmaşık olup ağacı kurutacağınıza, bahar olun da bütün orman şenlensin!
Yelda Öğretmen

Yorumlar
Yorum Gönder