ÇOCUĞUN BEYNİNDE AÇAN DALLAR
Çocuğun Beyninde Açan Dallar
Bazı çocuklar bilgiyi öyle hızlı kavrar ki, sanki beynin içinde gizli bir bahçıvan sürekli yeni dallar yetiştiriyormuş gibi… Bazıları ise bir süre donup bakar, düşünür, zorlanır; çünkü o bahçede dallar henüz yeni filizlenmektedir. Ben sınıfımda bu farkı inanın her gün görüyorum.
Aslında bunun nedeni çok basit.
Beynimiz öğrendikçe dallanır. Öğrenme olmazsa dallar kurur, geri çekilir.
Çocukların beyninde “sinaps” dediğimiz küçük bağlantılar vardır. Her yeni bilgi, her yeni deneyim, her yeni merak kıvılcımı bu bağlantılara bir dal daha ekler. Bir çocuğun ilk kelimesi, ilk çizgisi, ilk sorusu hep bu dalların büyümesine yardım eder.
Ama eğer çocuk yeterince öğrenme deneyimi yaşamazsa, yeterince konuşulmazsa, sorularına cevap bulamazsa… işte o zaman o dallar yavaş yavaş incelir, körelir. Tıpkı sulanmayan bir çiçek gibi kurur..
Bu yüzden erken yaşta öğrenme çok değerlidir.
Çünkü çocuk için “erken” olan her şey, beyin için “tam zamanı”dır.
Anne babalara şöyle söylemek isterim ;
“Çocuğunuza dünyayı öğretmek için beklemeyin; çünkü o beklemez, büyür.”
Bir çocuğa küçük yaşta verilen her yaşantı, gelecekte açacak bir çiçeğin tohumu gibidir.
Örneğin:
Birlikte kitap okumak yalnızca kelime öğretmez; hayal gücünün kapılarını açar.
Evin içinde yapılan küçük bir sohbet, çocuğun düşünme becerisini güçlendirir.
Parkta toplanan üç taş, matematiksel sınıflandırmanın ilk adımı olabilir.
Bir soruya verilen sabırlı bir cevap, özgüvenin temelini atar.
Sınıfımda çok bariz gözlemliyorum;
Evde bolca konuşulan, merakı teşvik edilen çocukların dalları daha geniş, daha canlı.
Sorular soruyorlar, bağlantılar kuruyorlar, öğrenmeyi seviyorlar.
Diğer tarafta…
İlgisizliğin, ekranın ya da sessizliğin gölgesinde büyüyen çocuklarda dallar ince, çekingen korkak..
Öğrenmekten önce anlamaya çalışıyorlar, çünkü eksik kalan çok şey var.
Ama güzel bir haberim var.
Beyin, yaş fark etmeksizin, ilgi gördüğü anda yeniden filizlenmeye başlıyor.
Yeter ki toprağı beslensin.
Bu yüzden anne babalara naçizane tavsiyem:
Çocuğunuzun beynindeki dalları sevgiyle sulayın.
Onunla konuşun, onunla okuyun, onunla oynayın.
Her gün sadece 10 dakikalık bir ilgi bile bir sinapsın yeniden canlanması demek .
Bir çocuk dünyayı kendi başına çözemez; ona ışık tutacak bir söz, yol gösterecek bir el, “Gel, birlikte keşfedelim” diyen bir yürek ister.
Ve emin olun onunla kurduğunuz her bağ, zihninde sessizce açılan kapıların anahtarı oluyor..

Yorumlar
Yorum Gönder