MESELE BÜYÜK !
Mesele büyük ..
Artık yeni bir cümle kalıbı var:
“O yapmaz… O sevmez… O yemez…”
Markette ürünleri karıştıran çocuğa “çocuk işte” deniyor,
misafirlikte evi dağıtan çocuğa “alışık değil ondan ” deniyor,
başkasının eşyasına zarar veren çocuğa ise “küçük daha” diye geçiştiriliyor…
Çocuk adına konuşan, onun yerine karar veren ama sınır koyamayan bir ebeveynlik türedi .
Komşunun bahçe lambasını kıran çocuğa “yapma” denildiğinde verilen cevap:
“Çocuğumdan daha kıymetli değil.”
Zaten sorun tam da burada başlıyor.
Sorun çocuklarda değil…
Sorun; sınır koymayı bilmeyen, sorumluluk vermekten kaçan,
iki sosyal medya videosuyla kendini “bilinçli ebeveynlikte master yapmış ” sanan yetişkinlerde.
Çocuğa çok erken yaşta telefon, tablet veriliyor…
İçinde ne var, ne izliyor, hangi oyunu oynuyor kimse bilmiyor.Yeter ki sussun ..
Şiddeti oyun sanan, sabrı bilmeyen, anında tüketen ,yaratıcılık nedir sıkılmak nedir bilmeyen tanımayan bir nesil büyüyor.
Televizyonda ise başka bir dünya…
Yeraltı mafya dizileri, şiddeti güç gibi gösteren sahneler,patavatsızlığı özgüven diye yorumlayan ,
lüks hayatların parlatıldığı, emek olmadan kazanmanın ,ahlaksızlığın normalleştirildiği senaryolar…
Ve gençler…
Bu “şaşaalı” ama sahte hayatlara özenerek büyüyor.
Sonra gerçek hayatla karşılaşınca…
sabırsız, tahammülsüz, sınır tanımaz bireyler ortaya çıkıyor.
Ama hala aynı savunma:
“Çocuk özgür…”
“Hayır demeyelim…psikilojisi bozulmasın ”
“Özgüveni kırılmasın…”
Oysa özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değildir.
Özgürlük, saygı duyarak var olabilmektir.
Çocuk merkezli olmak; her istediğini yapmak değil,
onun iyiliği için doğru sınırlar çizebilmektir.
Ebeveynlik sadece sevmek değil,bir dediğini iki etmemek değil…
Yön göstermek, sorumluluk vermek ve gerektiğinde “hayır” diyebilmektir.
Biz çocukları özgürleştiriyoruz sanırken,
aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Çocuklar her zaman öğrenir.
Ya sorumluluğu öğrenirler, ya sorumsuzluğu.
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden önce,
ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil…
Mesele aynaya bakmayı ısrarla reddeden yetişkinliktir.

Yorumlar
Yorum Gönder