İHMALİN İNCELİKLERİ
Bazı şeyleri ihmal ederiz…
Bir çiçeği mesela. “Bugün sulamasam da olur,” deriz.
Sonra bir bakarız, ertesi sabah yapraklarını toplamış gitmiş; sessiz, sitemli bir cenaze gibi saksının dibine çökmüş. O anda anlarız ki, ihmalin de kendi adalet sistemi var: “Beni unuttun, ben de seni güzellikten mahrum bıraktım.”
İhmal ettiğimiz her şey bir gün mutlaka intikamını alır.
Ders çalışmazsın, sınav kağıdı seninle özel olarak ilgilenir.
Sporu ihmal edersin, pantolon fermuarı yavaş yavaş emekli olmaya karar verir.
Dostunu aramazsın, bir gün bir haber gelir: “O taşınmış… senden de kalbine bir adres bırakmamış.”
Kendini ihmal edersin, bir sabah aynada seni tanımayan bir yüzle göz göze gelirsin.
İhmal, görünmez bir canavardır; kapının eşiğinde bekler.
İlk başta kibar davranır, “Bugünlük boşver,” der.
Sonra farkına varmadan senin patronun oluverir.
Ve işin kötüsü, onun sesi hep tanıdıktır ; biraz tembelliğe, biraz bahaneye, biraz da “yarın yaparım”a benzer.
Bazen ilişkilerimizde bile aynı hatayı yaparız.
“Zaten biliyor beni,” deriz.
Oysa en çok bildiğimizi sandıklarımızdan uzaklaşırız fark etmeden.
Sevdiğini aramamak, çiçeği sulamamak gibidir o da solar, ama bu sefer sessizliğiyle.
İhmalin intikamı sert ve öğreticidir aslında..
Bir gün çiçek kurur,
dost gider,
sevdiğin gider,
pantolon daralır,
ya da yürek sıkışır…
Ve biz o anda içten içe söyleniriz: “Keşke biraz daha özen gösterseydim.”
Ama işte, hayatın güzelliği burada gizli ; her ihmal, aslında bir hatırlatma notudur:
“Önem ver ki güzelleşsin ”
O yüzden hadi şimdi git, birini ara, bir çiçeği sula, biraz yürü, biraz oku, biraz yaşa.
Çünkü ihmal, aslında sadece ilgisizlik değil, kendine açılmış bir boşluk.
Ve o boşluğu doldurmak da yine bizim elimizde.
⁷Evrene küçük bir ilgi göster, o da sana büyük bir teşekkür eder.
İhmal etme; çünkü hayat, “vay be” dedirten anların toplamıdır.
İhmal, öyle sinsi bir karakterdir ki;
ne bir anda gelir, ne de bir anda gider.
Yavaş yavaş alır senden: enerjini, hevesini, ilişkilerini…
Sana kalan tek şey, “Keşke” koleksiyonudur.
Raflara dizersin, arada tozunu alırsın,
ama bir türlü atamazsın çünkü duygusal değeri vardır.....
Yelda Öğretmen

Yorumlar
Yorum Gönder