ÖNCE BEYNİN İNANSIN


 ÖNCE BEYNİN İNANSIN


“Hayal, hakikate yaklaştıkça gerçekleşme olasılığı artar.”altını çizdiğim bir söz.
Ne doğru bir cümle… Hatta itiraf edeyim, bu sözü ilk okuduğumda içimden “Evet ya, ben bunu yıllardır yapıyorum ama adını şimdi koydum” dedim.
Ben hayal kurmayı hiç yarım bırakmadım. Öyle uzaktan el sallayan, sisli, belirsiz hayaller değil benimkiler. Masası olan, saati olan, kokusu olan hayaller… Beynimle aramda tuhaf bir anlaşma var sanki: “Bak,” diyorum ona, “olacak şey bu. Sen de ona göre hizalan ” O da inanıyor. İnanınca durmuyor zaten. Var gücüyle çalışmaya başlıyor.
Bilim diyor ki; beyin, detaylı hayali gerçek sanıyor.
Ben de  diyorum ki; beyin biraz saf, biraz da çok çalışkan.
Ona ne gösterirsen, “tamam” diyor.
Öğretmen olmam da böyle oldu.  O zamanlar  sınıfın önünde duruyordum hayalimde. Tahta vardı, tebeşir tozu vardı, “öğretmeniiim” diyen minik sesler vardı. Henüz mesleğin zorluklarını bilmiyordum ama kalbimin yerini biliyordum. Meğer beynim çoktan inanmış. Yıllar sonra o sınıfa gerçekten girdiğimde, hiç yabancılık çekmedim. Çünkü ben o sahneyi önceden defalarca yaşamıştım.
Hayal kurmak bazen “boş iş” sanılır.
“Gerçekçi ol” derler.
Oysa kimse şunu söylemez: Gerçek dediğin şey, bir zamanlar birinin hayaliydi.
Ben hâlâ hayal kuruyorum taze taze .Hem de eskisinden daha cesur, daha ayrıntılı… Bazıları henüz gerçekleşmedi. Ama acelem yok. Çünkü biliyorum;Beynim o dosyaları kapatmadı. Arka planda çalışıyor. Sessiz ama ısrarlı.
Herkesin içinde yarım kalmış bir hayali vardır. Bir çekmecede durur. Ara sıra açar bakarız, sonra yine kapatırız. Belki de sorun hayal kurmakta değil; hayali yeterince yakıştıramamakta,yaklaştırmamakta. Detaylandırmadıkça, ona “gel” demedikçe…
Şimdi kendime ve size soruyorum: Hayaliniz nerede duruyor? Uzaktan mı bakıyorsunuz, yoksa içine mi girdiniz?
Unutmayın, hayal hakikate ne kadar yaklaşırsa, beyin o kadar “tamam, bu iş bende” diyor.
Gerisi zaman meselesi⏳️
Ben bekliyorum.
Çünkü hala  gerçekleşmeyi bekleyen muazzam hayallerim var.
Ve biliyorum…
Beynim çoktan inandı bile. 😊
Ve işin en güzel tarafı şu:
Artık sadece kendi hayallerimi değil, çok sevdiğim dostlarımın hayallerini de beynimde tamamlıyorum. Onların yarım bıraktığı cümleleri, cesaret edemedikleri ihtimalleri, “olsaydı” diye iç geçirdikleri anları… Hepsini zihnimde yerli yerine koyuyorum. Çünkü inanıyorum; zaman beni yanıltmayacak. Hayal gerçekten inanarak kurulduysa, evren er ya da geç o randevuya geliyor.
Sahi…
Sizin hayalleriniz nasıl?
Uzakta mı duruyor, puslu mu…
Yoksa yanınızda mı, dokunabileceğiniz kadar hakiki mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

BUGÜN NASIL YAŞAMAK İSTİYORUM ?

KELEBEK KANADI SENDROMU 🦋