EKSİK OLAN GEREKLİ DE DEĞİL


 



Bakın, şöyle bir gerçek var:
Sürekli eksik olan bir şey, uzun vadede hayati olmuyor.

Mesela düşünün…Sürekli eksik olan şeyler var ya, hani  hayatımızın illa bir yerinde vardır ...

İlk başta insan “tamam, ben bu yarım pizzayla idare ederim” der, ne de olsa  kanaatkar insanım.
Sonra bir bakar, bütün herkes tam pizzalarını yemiş oh miss, sen hala  yarım pizza yiyor ama  doymuyorsun.
Sonra fark edersin ki, aslında o yarım pizza olmadan da gayet mutlusundur.Hep bir alternatifi vardır ekmek arası yersin  doyarsın da.

Çünkü insan garip varlık…
Bir şey hep eksikse, bir süre sonra eksikliğe de alışıyor,
Sonra da diyor ki: “Yokluğu da o kadar kötü değilmiş.”

İlişkiler de böyledir mesela.
Sürekli sizi eksik hissettiren birini düşünün.
Hep bir parça ilgiyi saklayan…İlgiyi lütuf gibi sunan ..
Sevgiyi şartlara bağlı veren ,gram gram altın gibi veren .
Hep bir “daha iyi zamanlar” vadeden…
Ama o zaman hiç gelmeyen..
Hep bir şeyleri yarım bırakan…

Başta beklersiniz..
Bir gün tam olur sanırsınız,umut dünyası..
Bir gün doya doya yaşarım zannedersiniz.
Ama zaman, sabrın en büyük testidir.
Bir süre sonra fark edersiniz:
O eksik olan şey, aslında hiç gerekli de  değilmiş.

Ve işte o gün hafiflersiniz.
Küçük bir tebessümle mırıldanırsınız:
“Sürekli eksik olan, bir süre sonra gerekli de olmuyormuş”

Parayla da böyledir.
Hep eksik kalan hayalleriniz, bitmeyen alışveriş listeniz…
Bir süre sonra bakarsınız ki, ihtiyacınız olan şey ne son model telefonmuş ne de üç beş gün gidilecek  tatil.
Sadece biraz huzurmuş.

Duygularla da böyledir.
Birini seviyorsunuz ama hep eksik.
Bir bakışı eksik.
Bir sözü eksik.
Bir sahipleniş eksik
Bir içtenlik eksik
Bir güven eksik
Bir süre sonra fark ediyorsunuz ki, yarım sevgiye koca bir kalp ayırmak çok gereksizmiş.

Hayat da tam burada size kısık sesle bir ders fısıldar:
“Tam olan kıymetli. Tam olmayan, bir süre sonra yok sayılacak.”

O yüzden, sürekli eksik olan hiçbir şeyi putlaştırmayın.
Ne ilgiyi…
Ne sevgiyi…
Ne bir insanı…
Ne de hayalini kurduğunuz o tamamlanmamış hikayeyi.

Çünkü inanın, insanın ruhu da dolap düzeni gibi…
Eksik parçalarla dolu raftan bir gün vazgeçer,
Yerine daha sade, daha tamam şeyler koyar.

Bir sabah uyanırsınız, eksik olan gitmiş.
Ve daha güzeli:
Gerekli de olmamış.


🌿 Hadi şimdi kendinize bir kahve koyun. Tam dolu olsun. Bir yudum alın ve düşünün: “Hayatında hep eksik olan ne var? Belki de onsuz daha huzurlusundur…” ☕✨😉

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

BUGÜN NASIL YAŞAMAK İSTİYORUM ?

KELEBEK KANADI SENDROMU 🦋