AĞIR OL MOLLA DESİNLER DERNEĞİ


 

Bir yerlerde bir dernek var ; tabelasında yazıyor:

"Ağır Ol, Molla Desinler Derneği"😄

Girişte gülmek yasak.🤭

İçeri girerken yüz kaslarınızdan biri istemsiz oynarsa, görevli hemen uyarıyor:

“Burada tebessüm, disiplinsizlik sayılır.”

Burası, toplumun görünmeyen kulübü.

Burada ciddiyet, saygının maskesidir; ağırlık ise olgunluğun taklidi.

Gülümsemek hafifliktir bizde, samimiyet bile çoğu zaman yanlış anlaşılır.

Bir gün birisi gülerek işe gitse, hemen fısıldaşmalar başlar:

“Bu kadar neşeli olmasına bakma, kesin bir şeyler saklıyor.”

“Kesin yeni terfi aldı, onun havası bu.”

“Bu kadar pozitif insan fazla güvenilmez, dikkat et.”

"Cennetten müjde mi var?? "

Oysa belki sadece sabah güneşi yüzüne vurmuştur,

ya da çocuğu ona bir resim yapmıştır,

belki de hiçbir nedeni yoktur ; sadece iyi hissediyordur.

Bizde çocuk bile “fazla gülen” olamaz.

Anne der ki: “Çok gülme, sonra ağlarsın.”

Sanki kahkaha, kainatın ceza sisteminde suç unsuruymuş gibi.

Halbuki belki tam tersi doğrudur:

Yeterince güldüğümüz için, ağlamak zorunda kalmayız.

Bizde “ciddi insan” tanımı garip bir yere oturur. Surat asmak, sanki zekanın kanıtı gibidir.

Ne kadar az gülersen, o kadar “derin” görünürsün.

Bir toplantıda herkes kaşlarını çatmışsa, bilin ki ya çok önemli bir konu konuşuluyordur ya da kimse ne konuşulduğunu anlamamıştır.

Oysa bazen bir tebessüm, bin cümleden fazlasını söyler. Ama yok... Bizde gülmek “hafiflik”, surat asmak “saygınlık” sayılır.

Birinin suratına şöyle bir gülümse, hemen sorarlar:

“Ne oldu, piyango mu çıktı?”

Hayır efendim, sadece içim aydınlık. Ama belli ki bu ülkede güneş bile dikkat çekici bir şey.

Büyüdükçe, kahkahanın yerini “saygın duruş” alır.

Kiminin yüz kasları emekli olur, kiminin ruhu fazla mesaiye kalır.

Bir de “işte ciddiyim” diye alnına kırışıklık konduranlar vardır oysa belki tek ihtiyaçları bir kahve ve iki dakika samimi bir gülüştür.


Aslında ;

Biz gülmeyi hafife alıyoruz, ama dünya hep ciddiyetle yorgun düşüyor.

Bir gün biri çıkıp “kahkaha en akıllıca tepkidir” dese, onu da muhtemelen “ciddiyetsiz” buluruz.

Ağır Ol, Molla Desinler

Derneği’nin kuralları basittir:

1. Her durumda ciddi ol.

2. Gülersen hemen “önemsiz” sayılırsın.

3. Hayattan keyif alıyorsan, belli etme.


Ama işin ironisi şu ki, biz “çok ciddiyiz” derken hayat bizle fena dalga geçiyor.

Trafikte kornalar senfoni çalıyor,

ve ciddi ciddi “bugün sağlıklı besleneceğim” diyen insan akşam kendini lahmacunun kollarında buluyor.

Hayat, kısacası, bu derneğe üye değil.

Belki de biraz önemli görünme tutkumuzdan vazgeçsek, daha gerçek oluruz.

Bana sorarsanız gülmek, saygısızlık değil; yaşamın teşekkür biçimidir.

Belki de kahkaha, aklın tatile çıkmadan önce attığı son imzadır.


O yüzden sevgili okur, sen sen ol;

Ağır Ol Molla Desinler Derneği’ne üye olma.

Gül, dalga geç, saçmala, bazen ciddiyetsiz ol çünkü; ruhun da hava almalı.

Ve sakın unutma:

Hayatı fazla ciddiye alanlar, genelde onun güzelim mizahını kaçırır. 😄

Yelda Öğretmen

Yorumlar