YANILSAMALAR


Bazen düşünüyorum da, hayat aslında küçük bir “yanılsamalar koleksiyonu.”

Kimse bize bu kadarını söylemedi tabii… ama her gün, farkında olmadan birkaçına inanıyoruz.
Sonra da “neden bu kadar yorgunum” diyoruz.

Birinci yanılsama: “Herkes beni yargılıyor.”
Oysa kimsenin emin olun  o kadar zamanı yok.
Herkes kendi hayatının karmaşasında, kendi saçını, faturasını, ilişkisini düşünüyor.
Biz ise birinin yüz ifadesini yanlış anlayıp üç gün uyuyamıyoruz.
Gerçekte kimsenin seni izleyecek kadar vakti yok  rahat ol.

İkinci yanılsama: “Yeterince iyi değilim.”
Ama yeterlilik dediğimiz şeyin ölçüsü yok ki.
Kim belirlemiş ki o çıtayı?
Sosyal medyada filtreyle sabah kahvesi paylaşan biri mi?
Yoksa her şeyi kontrolü altında sanan komşun mu?
Belki de sen zaten yeterince iyisin  sadece bunu kimse alkışlamıyor diye fark etmiyorsun.

Üçüncü yanılsama: “Herkes benden daha mutlu.”
Ah, bu herkesin en sevdiği kandırmaca.
Birinin kahkaha attığı fotoğrafın arkasında, belki on sayfa dert var.
Ama biz sadece o bir kareye bakıp “ben neden öyle değilim” diye iç geçiriyoruz.
Oysa kimse hep mutlu değil.
Sadece herkes, mutsuzluğunu daha güzel filtreliyor.

Dördüncü yanılsama: “Bir gün her şey mükemmel olacak.”
O “bir gün” hiç gelmeyecek .
Çünkü mükemmellik diye bir durak yok.
Yolda öğreniyoruz, hata yapıyoruz, bazen dönüp aynı çukura ikinci kez düşüyoruz.
Ama  itiraf edinher düşüşte biraz daha akıllanıyoruz  en azından öyle umuyoruz.

Beşinci yanılsama: “Zamanım yok.”
Oysa zaman var, sadece dikkatimiz dağılmış.
Bir videoya “sadece iki dakika bakayım” deyip yarım saat kaybolmak,
sonra “gün yetmedi” demek hepimizin ortak hikayesi.
Belki de zamansız değiliz, sadece yönsüzüz.

Ve son olarak:Ben değişemem.”
Bu da en inatçı yanılsamalardan biri.
Oysa değişiyoruz , hem de farkına bile varmadan.
Bir zamanlar sabrını taşıran şey, şimdi seni güldürebiliyorsa;
bir zamanlar seni korkutan adımı artık cesur  bir şekilde atabiliyorsan,
işte o değişimin ta kendisidir.
Küçük, sessiz ama güçlü bir dönüşüm.

Değişim bazen büyük kararlarla değil, minicik fark edişlerle gelir.
Bir sabah başka bir pencereden bakmayı seçtiğinde,
bir tartışmada susmayı tercih ettiğinde,
ya da sadece “önceden böyle hissetmezdim” dediğinde…
O an, içindeki versiyon güncellenmiştir.

Belki de yapmamız gereken şey, bu yanılsamalara savaş açmak değil;
onları fark edip kabullenip  gülümsemek.
Çünkü değişim savaşla değil, kabulle gelir.
Kendimizi fazla ciddiye almayı bıraktığımızda,
hayat da bir tık daha güzelleşir , hatta bazen iki tık 😄

Sonuçta kimse mükemmel değil…
Ama hepimiz, kendini geliştiren güzel bir yanılgının en baş  kahramanıyız.
Gerçekler bazen yanılsamanın içindedir.
Ve belki de hayat, “güncelleme var” diyen iç sesimize tıklayabildiğimizde başlar.


Yelda Öğretmen

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

BUGÜN NASIL YAŞAMAK İSTİYORUM ?

KELEBEK KANADI SENDROMU 🦋