HER ŞEY GÜZEL OLMASA DA SEN UĞRAŞ


 Her şey güzel olacak diye bir beklentim yok. Hatta bu lafı duyan iç sesim artık kıkırdayarak “yine mi?” diyor🤭

Çünkü biliyorum, hayat öyle Instagram filtresiyle poz vermiyor bize. Bazen kırılıyor, dökülüyor, bazen de üstümüze üstümüze geliyor. Ama ne yapıyorum biliyor musun? Yine de her şeyin güzel olması için uğraşıyorum. Çünkü ben tembel bir umut sahibi değilim, terli terli çalışan bir hayalciyim.

Bazı günler kırılıyorum herkes gibi evet. Bazen bir bakış, bazen iki kelime yüreğime oturuyor; öyle yumuşak yumuşak da değil, taş gibi… Haketmediğim halde üzerime düşen laflar var, gecenin sessizliğinde yankılanan.

Ama ne yapayım, öğrendim ben artık…

Teflon tava gibi olmayı.Teflon tava ne yapar? Yağlıyı da kaldırır, yakmayanı da. Ama asla yapışmaz.Ben de öyleyim. Kalbime yapışmasına izin vermiyorum. Üzülürüm elbet, içim burkulur, bir iki gün dibe vururum… Ama sonra?

3. gün kalkar, aynanın karşısına geçer, saçımı düzeltir, gülümseyerek şöyle derim:"O onun sorunu,öğrenene kadar inşallah öğrenir "

Çünkü şunu öğrendim:

Beni kıran insanların çoğunun kendiyle çözemediği meseleleri var.Bana değil aslında, kendi yarım kalmışlığına kızıyor.

Ben buna göğüs geriyorum çünkü büyüdüm.Büyümek; boy uzaması değil, iç genişlemesidir.Artık alıngan değilim. Aptal hiç değilim.Her söyleneni üstüme almıyorum, her susanı dost sanmıyorum.

Hayat zor, evet. Bazen sabah kalkmak bile büyük bir başarı, kalkıyorsun, giyiniyorsun, çayını kahveni koyuyorsun.

İşte o çay,kahve içmek bile küçük bir zaferdir bilene ...


Her gün kendime diyorum ki:

“Bugün de olmadıysa, yarına randevu ver umuduna.”

Çünkü umut, iptal edilemeyen bir randevudur kalbinle.

Gidersin, oturursun, beklersin…

Ve bazen öyle anlar olur ki, küçücük bir tebessüm; bütün o koca günün anlamı olur.

Bak sevgili dostum…

Hayat sana ne verirse versin, senin ona ne kattığın çok daha önemli.

Yarası olan çok, merhemi olan az.

Sen merhemli kal.

Kırılırsan dağılma.

Sarsılırsan susma.

Kendine sahip çık, çünkü sen kendin için en büyük hediyesin.

Bazı insanlar gider, geriye huzur kalır.

Bazı günler batar, güneş başka bir yerden yine doğar.

Sen yeter ki:

Teflon kalpli, şeker dilli, altın yürekli biri olmaktan vazgeçme.

Gerisi gelir.

Hem de öyle bir gelir ki…

Gidenlere teşekkür edersin.

Sen sen ol..

Kırıldığında bile incitme.

Ağlarken bile dua etmesini bil.

İyiliğini kimsenin hak edip etmediğine bakmadan yap.

Gidenin ardından kapıyı sessizce kapa ama kendine hiçbir zaman kapıyı kapatma.

Hakkında konuşanları değil, arkandan dua edenleri önemse.

Sevilmediğini hissettiğinde bile sevgini küçültme.

Dünyan karardığında içindeki mumdan utanma.

Çünkü senin ışığın, başkasının gölgesine mahkum değil.

Sen yeter ki…

Sabretmeyi bir zayıflık sanma.

Gülümsemeyi yüzeysel, susmayı teslimiyet sananları Allah’a bırak.

Kalabalıklara değil, gerçekliğe yaslan.

Kalbinin kıymetini bilen az olur, ama o azınlık her şeye yeter.

Sen elinden gelenin en güzelini yapınca,

Hayat bir yerinden tebessümle döner sana.

Belki geç olur, belki sessiz...belki derin ..

Ama mutlaka gelir.

Yeter ki sen kendinden vazgeçme.

Çünkü sen varsan 

İyi şeyler hala mümkün demektir.

Belki de mutluluğun sırrı çok büyük yerlerde değil…

Birinin gözünde ışık olmakta,

Bir selamda, bir tebessümde,

Bir yüreğe dokunup iz bırakabilmekte. 

Kısacık hayat uzun kırgınlıkları hak etmiyor.

İyi olalım, iyi kalalım,iyilik katalım dünyaya 

Çünkü en güzel intikam,her şeye rağmen sen kalabilmek , mutlu kalabilmektir…


Yelda Öğretmen 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

BUGÜN NASIL YAŞAMAK İSTİYORUM ?

KELEBEK KANADI SENDROMU 🦋