ÖNCE BEYNİN İNANSIN
ÖNCE BEYNİN İNANSIN “Hayal, hakikate yaklaştıkça gerçekleşme olasılığı artar.”altını çizdiğim bir söz. Ne doğru bir cümle… Hatta itiraf edeyim, bu sözü ilk okuduğumda içimden “Evet ya, ben bunu yıllardır yapıyorum ama adını şimdi koydum” dedim. Ben hayal kurmayı hiç yarım bırakmadım. Öyle uzaktan el sallayan, sisli, belirsiz hayaller değil benimkiler. Masası olan, saati olan, kokusu olan hayaller… Beynimle aramda tuhaf bir anlaşma var sanki: “Bak,” diyorum ona, “olacak şey bu. Sen de ona göre hizalan ” O da inanıyor. İnanınca durmuyor zaten. Var gücüyle çalışmaya başlıyor. Bilim diyor ki; beyin, detaylı hayali gerçek sanıyor. Ben de diyorum ki; beyin biraz saf, biraz da çok çalışkan. Ona ne gösterirsen, “tamam” diyor. Öğretmen olmam da böyle oldu. O zamanlar sınıfın önünde duruyordum hayalimde. Tahta vardı, tebeşir tozu vardı, “öğretmeniiim” diyen minik sesler vardı. Henüz mesleğin zorluklarını bilmiyordum ama kalbimin yerini biliyordum. Meğer beynim çokta...