Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YAŞARKEN EN AZ KENDİNİ GÖRÜR İNSAN

Resim
  ​Hayatta en az kendini gören insan, aslında hayatın en büyük sırrını taşıyan insandır. Çünkü kendini görmek, bir ayna karşısına geçip fiziksel özelliklerini incelemekten çok daha ötedir. Bu, ruhunun derinliklerine inmek, korkularınla yüzleşmek, zaaflarını kabullenmek ve potansiyelini keşfetmektir. Ancak ne yazık ki modern dünyada koşuşturma içinde kaybolmuş zihinler, bu derin yolculuğa çıkmaya pek de hevesli değildir. ​Sabahın erken saatlerinde alarmın o tiz sesiyle uyanırız. Gün, yapılması gerekenler listesiyle başlar; İşe git, WhatsAppı       yanıtla, faturaları öde, yemek yap, çocuklarla ilgilen... Her bir madde, bizden bir parça daha koparır, bizi dış dünyaya daha fazla bağlar. Aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi, çoğu zaman dışarıdan bize dayatılan kimliklerdir;"iyi bir çalışan," "fedakar bir anne," "iyi bir ev hanımı "başarılı bir girişimci." Peki ya bunların ardındaki sen kimsin? O yorgun gözlerin, o endişeli dudakların ardında saklanan gerç...

DÜNYA DEĞİŞTİ

Resim
   Dünya değişti… Hem de kökünden. Eskiden yastık altında saklanan üç beş kuruş, ayıp olmasın diye kimselere gösterilmezdi. Para sessizdi, mahcup bir misafir gibi yastığın yatağın altında uyurdu. Şimdi ise tam tersi..parası olan, sosyal medyada ışıltılı fotoğraflarla “ben de zenginim buradayım” diye bağırıyor. Eskiden utangaçtı zenginlik, şimdi gösteriş hastalığına tutuldu. Bir zamanlar annenin “Üstüne hırkanı al” cümlesiyle başlayan koruma duvarı, şimdi bankaların “Şifrenizi kimseyle paylaşmayın” mesajına evrildi. Yani tehlikeler değişti ama koruma içgüdüsü baki.. O gün üşütme korkusu vardı, bugün üç kuruşumuzu kaptırma korkusu. Eskiden gelin olmak, gerçekten de çok ama çok zordu… Çeyiz sandığının kapağı açıldığında, sadece danteller değil, nice beklenti ve ağır sorumluluk da ortaya saçılırdı. Çeyiz ne kadar çoksa gelin o kadar “marifetli” sayılır, ama beklentiyi karşılamıyorsa, gelinin yüzüne karşı “Anası yatmış uyumuş, kızının ettiği buymuş” diye söylenmekten de geri durul...

PERDE KAPANMADAN GÜLÜMSE

Resim
 Hayat aslında prova almadan sahneye çıkmak gibidir. Ne ışıkları ayarlayan vardır, ne de sahne arkası ekibi… Bazen dekor devrilir, bazen repliği unutursun, bazen de hiç beklemediğin anda sahneye biri çıkar ve bütün alkışı o toplar. İşte tam da o an anlarsın; Asıl mesele kusursuz oynamak değil, oyunu içtenlikle sürdürebilmektir. Hayat bazen bizden çok şey istiyor.Sabır, cesaret, uyum, hatta bazen vazgeçme gücü… Oysa biz çoğu zaman onun bizden ne istediğini anlamakta zorlanırız. Planlar yapar, hedefler koyar, kontrolün tamamen bizde olduğunu sanırız. Sonra küçücük bir olay olur; bir tesadüf, bir aksilik ya da hiç beklenmedik bir tebessüm… Bir bakarız ki tüm dengeler değişmiş. İşte o an anlarız ki: Belki de hayat, senaryosu ve geriye kalan her şeyiyle bize bırakılmış bir tiyatro sahnesidir. Bu sahnede hepimizin rolü farklıdır. Kimi sahneye çıktığı an alkışlarla karşılanır, kimi sessizce kenarda kalır. Ama önemli olan, rolün büyüklüğü değil, o rolü nasıl oynadığımızdır. Çünkü bazen fig...

EĞİTİMİN KIRILAN KANATLARI

Resim
Eğitim bir ülkenin geleceğidir. Ancak o geleceği inşa eden öğretmenler, çoğu zaman sistemin eksiklikleriyle, idarenin ilgisizliğiyle ve adaletsizliklerle baş başa bırakılıyor. Çok değerli bir öğretmen arkadaşımız, il merkezinden çok uzak bir köye görevlendirildi. İlçeye kadar gelebiliyor ama köye ulaşım için hiçbir vesayet, hiçbir araç yok. Günlük gidiş geliş imkânsız. Öğretmenimiz, çözüm için adeta çırpındı. İlçede ,gidiş gelişi olan herhangi bir köye,ilçeye  görevlendirme istedi, defalarca derdini anlattı. Fakat çözüm üretilmedi. Üst düzey birçok kişi devreye girdi ama yine olmadı. Ne yazık ki en çok çözüm üretmesi gereken makamdan “işini üstten yaptır” gibi öğretmenlik onurunu zedeleyen sözler duydu. Bir öğretmenin şevkini kırmak, aslında öğrencilerin umudunu kırmaktır. Bu fedakâr öğretmenimiz, öğrencilerini daha iyi yetiştirmek için uğraşan, canla başla çalışan bir eğitim neferi, gözyaşları içinde yarım dönem ücretsiz izin almak zorunda kaldı. Öğrencilerinden koparıldı. Şevk...